9 Ocak 2010 Cumartesi

(Yeteneksiz) Şairin Buklesi :)



Bu tarifi seneler önce aldığım Lezzet dergisinin bir sayısında görmüştüm. Şekli itibariyle çok ilgimi çekmişti. Ancak kullanılması gereken kalıbı alabileceğim bir yer olmadığı için (ahh taşra ahh) hep aklımda kalmıştı. Sonra burada pasta malzemeleri satan bir dükkan açıldı. Geçen gün önünden geçerken hadi alayım da deneyeyim dedim, yoksa bu şair yüzünden gözüm açık gidecek:)



Kalıp aşağıdaki gibi külah şeklinde. Bana biraz küçük geldi bu kalıplar, gördüğüm resimdeki torpiller (tatlının bir diğer adı da bu) oldukça büyüktü. Yine de aldım ve denedim. Tanesi 3 liraya satılıyordu.

Yapılışı zor değil, ama tadını sever misiniz tam emin değilim. Neyse ben tarifi yazayım da, tarihi sorumluluğumu yerine getirmiş olayım :)



Malzemeler:


  • 3 kare milföy hamuru (toplam 9 tane torpil çıkıyor)

  • Üzerine serpmek için pudra şekeri

  • Süslemek için file fındık, badem, şekerleme, toz fıstık vb

Dolgusu için:



  • 2 su bardağı süt

  • 2 yemek kaşığı un

  • 4 yemek kaşığı toz şeker

  • 1 paket vanilyanın yarısı

  • 1 yemek kaşığı margarin

Yapılış aşamalarını resimleyemedim. Milföyleri 3 şerit halinde kesiyoruz. Külah kalıpların dışını yağlı kağıtla kaplıyoruz. Kalıbın geniş ağzından başlayarak, şeritler yarı yarıya üstüste gelecek şekilde hamuru hafif uzatarak sarıyoruz. Hazırladığımız külahları, kalıbı çıkarmadan, yağlı kağıt serili tepsiye koyuyoruz. Ben denemek için bir tanesini sardıktan sonra kalıbını çıkararak koyup pişirdim, içine kremayı koymak zor oldu. Kalıpla koymakta fayda var. Külahlar tamamlanınca, 180 C'de üstü kızarana kadar pişiriyoruz. Üzerine yumurta sürülmüyor.


Külahlar pişerken, dolgu kremasının malzemelerini (yağ hariç) karıştırıp muhallebi kıvamında pişiriyoruz. Ilınınca margarini ekleyip mikserle birkaç dakika çırpıyoruz. Külahlar soğuyana kadar, dolgu kremasını buzdolabında bekletiyoruz.


Krema torbası veya krema şırıngası ile, dolgu kremasını külahların içine dolduruyoruz. Uçtan hafif taşacak şekilde doldurduğumuz kremalı tarafı, süsleme malzemesine batırıyoruz. Üstüne pudra şekeri serpiyoruz. Aynı gün içinde tüketmekte yarar var, bekledikçe yumuşuyor.


Tadı nasıldı derseniz, üzerinde çikolatası olmayan profiterol topu tadına benziyor. Hani lezzetiyle damak çatlatmasa da görüntüsüyle dövecek bir tatlı :) El beceriniz benimkinden iyiyse (ki kesin öyledir :)) ) daha da güzel süslenmesi mümkün.


Tarifi bir tarafa bırakırsak, bugün evimde muhteşem bir güzellik var. Eşim, eve gelirken iki demet nergis getirmiş. Çocuklar gibi sevindim. Biz kız milleti niye böyleyiz bilmiyorum. Çiçek gelince akan sular duruyor. (Bu tabir bize uymadı, çünkü çiçekler geldiğinde akmakta olan sularımız, şu saat itibariyle kesik bulunmaktadır. Ne zaman geleceği bilinmemektedir. Blog sahibinin asabiye kaçan ruh halinin kök nedeni budur. Belediyemize saygılar ! ) Nergislerin kokusu tüm salonu sardı. Hayalimdeki bahçeli kulübenin bahçesine biraz da nergis dikmeye karar verdim. Bir gün hayalim gerçek olduğunda, karar verdiklerimin hepsini bahçeye nasıl sığdıracağım da merak konusu :))

Ama baksanıza, var mı böyle bir güzellik. Kokusunu da ekleyebilseydim keşke buraya. Teşekkürler canım, beni çok mutlu ettin, kendimi yine dünya güzeli hissettim.

3 yorum:

Birsel ve İrem dedi ki...

Merhaba. Yorumunuz için teşekkür ederim. Şair buklesi çok güzel görünüyor, ellerinize sağlık. Benim de hep görüp, denemek istediğim tariflerden biri. Henüz kısmet olmadı. Kalıbını bulursam denerim. Size afiyetler olsun. Sevgiler.

Arzu dedi ki...

Merhaba, ben de yorumunuz için teşekkür ederim. Blogunuzu vakit buldukça incelemek istiyorum.

Kalıbınız yoksa; deneme amaçlı şöyle de yapabilirsiniz. 5-6 tane büyük havucun dışına yağlı kağıt kaplayarak külah yerine kullanabilirsiniz. Piştikten sonra havuçları rendeleyip soteleyebilir, yoğurtla karıştırıp tüketebilirsiniz.

Tekrar beklerim.

Adsız dedi ki...

ilginc bilgiler icin tesekkurler