14 Aralık 2009 Pazartesi

14 yıl oldu, dile kolay...

Bugün bizim nişan yıldönümümüz. İş hayatına yeni başlamış tecrübesiz iki gençtik eşimle. Nişan için ailemin oturduğu şehre gidişimiz, nişan yüzüklerimizi sipariş ettiğimiz kuyumcunun modelleri karıştırması yüzünden 1 cm kalınlığındaki alyansları görünce şok geçirişimiz, telaşlı hazırlıklar ve nefesimizi kesen bir heyecan. Hepsini tebessümle hatırlıyoruz şimdi. O resimlere bakınca, yüzümüzdeki çocukluk izlerinin henüz kaybolmadığını görüyorum. Zaman nasıl da değiştiriyor insanı...

Hımm neyse, bu hüzünlü havayı dağıtalım, daha kırk olmadık yahu :)) Zamanı gelince bunalıma gireriz elbette :) Efendim bugünün şerefine ve bugün evde çalışıyor olmanın sağladığı zaman avantajına, eşime güzel bir sofra hazırlamaya gayret ettim. Eşimdir diye demiyorum, denizden denizaltı çıksa biner :)) Balığa çok düşkündür, son 3-5 balık seansımızda bir türlü doya doya yiyemediğinden yakındı. Cumartesi günü pazar dönüşünde hamsi ve istavrit almıştık. Hamsileri bizim usül kızartmaya karar verdim. Karadeniz'de hamsiyi mısır ununa buladıktan sonra, az yağlı tavaya çiçek gibi dizer, öyle kızartırız. Bu şekilde fazla yağ çekmez, dışı çıtır, içi yumuşak bir hamsi olur. Eşimin gelme saatine yakın hamsiyi, salatayı hazırladım. Ama gecenin esas sürprizi, dünden pişirdiğim, bugün de sosunu yaptığım vişneli cheesecake oldu. Pişirilerek yapılanlarını çok seviyorum. Daha lezzetli oluyor sanki.

Tarifi, incelediğim tariflerden harmanladım diyebilirim. Onlarca tarifi inceledikten sonra bu reçeteyi uygulamaya karar verdim. Bu kaçıncı yapışım hatırlamıyorum ama her defasında çok güzel oluyor.

Malzemeler:

Kreması:
  • 3 yumurta
  • 1 su bardağı tozşeker
  • 3 yemek kaşığı un
  • 400 gr Pınar labne (yeşil paket)
  • 1 küçük kutu krema
  • 1 paket vanilya
  • 2 çorba kaşığı limon suyu
  • 1 limon rendesi

Tabanı:

  • 1,5 paket kakaolu petibör
  • 150 gr eritilmiş margarin

Sosu:

  • 1 su bardağı vişne reçeli
  • 1 su bardağı su
  • 1 çay bardağı yabanmersini (reçelin tanesi az olduğu için ekledim)
  • 3 tatlı kaşığı nişasta


Tabanı hazırlamak için, bisküvileri elimizle parçalayarak toz haline getiriyoruz ve erimiş margarinle karıştırıyoruz. Kelepçeli kalıba veya benim yaptığım gibi, içine yağlı kağıt döşenmiş 26 lık bir teflon kalıba döküyoruz. Bir bardak veya kavanozun tabanı ile, karışımı iyice sıkıştırıyoruz. Buzdolabında yarım saat bekletiyoruz.

Krema için; yumurta ve şekeri çırpıyoruz. Diğer malzemeleri ekleyip koyu ayran kıvamı olacak şekilde çırpıp karıştırıyoruz. Buzdolabında beklettiğimiz tabanın üzerine dökerek, 150-160 C fırında yaklaşık 1 saat hiç kapağını açmadan pişiriyoruz.

Piştikten sonra fırından alıp soğumasını bekliyoruz. Soğuduktan sonra streçle kaplayıp ya da pasta kabına koyup bir gece buzdolabında dinlendiriyoruz. Aynı gün servis etmemekte yarar var. Dinlendikçe tadını buluyor. Ertesi gün, sos malzemelerini karıştırıp sosu pişiriyoruz. Sos ılınınca cheesecake'in üzerine döküyoruz. Buzdolabında 2 saat daha bekletip, sabrımızın yeterrrr dediği anda servise hazır ediyoruz :))


Biz, balığın üstüne birer dilim götürdük vallahi :)) Afiyet olsun herkese, sevdiklerimiz hep yanımızda olsun inşallah.

4 yorum:

sevda dedi ki...

Naptın sen aplaa ağzım sulandı valla. Bu ne becerikliliktir yahu. Evet evet karar verdim ben seninle yaşamak istiyorumm :)

Arzu dedi ki...

Yarın çok tatlı bir sevdakuşunun doğumgünü, keşke pastasını ben yapabilseydim. Gel bebeğim gel, kızım ol benim :))

izzet dedi ki...

rejim ne oldu bu arada

Arzu dedi ki...

yalan oldu :)) Ama başlayacağım tekrar, yürüyüş ve biraz yiyecek kontrolü yapmam lazım