30 Aralık 2009 Çarşamba

Adam Fawer - Soluksuz Okunan Kitaplar

Çok satan kitaplara, çok popüler albümlere sıcak bakmadım hiçbir zaman. Tarkan'ın Tarkan olduğu yıllarda, albümü kapış kapış giderken almamıştım ben. Ne zamanki aradan 2-3 sene geçti, radyolar, televizyonlar çalmaz oldu, o zaman gidip aldım. Bu yüzden kitapçılarda çok satanlar kısmına bakmamaya çalışırım. Raflarda unutulmuş kitapları ararım. Ama geçen sene merakıma yenik düştüm ve arka kapağında yazan bir söze takılıp Adam Fawer ve Olasılıksız'la tanıştım.


"Bitirmek için yarını, başkasına anlatmak için bitirmeyi beklemeyeceksiniz."

Öyle de oldu. Zaten bir kitaba başladığım gibi bitirmezsem rahat edemezdim, Olasılıksız da öyle bir sarmıştı ki, nasıl bitti anlayamadım. Belki de kitabı aşağıdaki gibi güzel bir ortamda okumam da bunda etkili olmuştur :)


23 Nisandı sanırım ve çok güzel bir hava vardı. Kitabımla birlikte Çamlık Ormanı'na gitmiştim. Şehrin içinde orman olması büyük bir şans bizler için. Konuyu dağıtmayayım :) Kitap ilk sayfalarda şaşırttı beni. Eyvah dedim, sonuna kadar olasılık hesapları anlatacaksa, üniversitedeki sıkıcı istatistik dersine döner bu seans ama ilerledikçe inanılmaz şekilde sardı.


Şöyle diyor arka kapakta:


'Bir sabah, yıllardır görmediğiniz bir arkadaşınızı düşünerek uyandınız. Bir saat sonra, onunla sokakta karşılaştınız. Sizce bu sadece bir tesadüf mü, yoksa çok daha farklı bir anlamı olabilir mi?


Siz hiç Loto'da büyük ikramiyeyi kazanmadınız. Ama birileri kazanıyor. Hem de sürekli! Onlar sizden daha mı şanslılar?


Şans nedir gerçekten? İçinizde bütün parayı kırmızıya yatırmanız gerektiğini söyleyen bir his var. Bu his bir öngörü müdür? Yoksa daha fazlası mı?Yolda gidiyorsunuz. Kafanızı çevirip yandaki küçük parkta baktınız ve bir anda bu anı daha önce de yaşamış olduğunuzu hissettiniz. Evet, Deja Vu. Sizce nedir Deja Vu; Geçmiş mi, rüya mi yoksa geleceği mi görüyorsunuz?


Eğer siz de kontrolün kimde olduğunu merak ediyorsanız, 'OlasılıkSız' tam size göre bir roman..'


Matematikten, psikolojiden ve maceradan hoşlanıyorsanız Olasılıksız'ı kaçırmayın derim.



Olasılıksız'dan aldığım hazzın etkisiyle, yazarın bir diğer kitabı Empati'yi de aldım ve geçen Kurban Bayramı'nda köye gittiğimizde okudum. Çok ama çok çarpıcı bir kitap. Evet oldukça uzun, bazen sıkılıyor muyum dediğim kısımlar da oldu ama şaşırtıcı bir kitaptı.



Arka kapağında şöyle diyor:



'Yaşamınızın kontrolü sizde değil!Öyle olduğunu düşünebilirsiniz, ama yanılıyorsunuz.Elbette ki kendi kararlarınızı kendiniz vermekte özgürsünüz.Bu kitabı kapatabilirsiniz.O sandalyede oturmaya devam edebilirsiniz.Ya da gözlerinizi oymak gibi çılgınca bir şey yapabilirsiniz.Ne isterseniz yapabilirsiniz.Ama sorun şurada: Ne isteyeceğinizi kontrol edemezsiniz.Her davranışınızı önceden belirleyen arzularınız ruhunuzun okadar derinlerine işlemiştir ki, onlara dikkat bile etmezsiniz.Ve bu da sizi mükemmel bir köle yapar. Bu nedenle, hayatınızı yaşamaya devam edin. Ne isterseniz yapın. Sadece 'isteklerinizin' tümüyle sizin kontrolünüzde olmadığı gerçeği üzerine kafanızı çok fazla yormamaya çalışın.'



Önümüz yılbaşı, haftasonuyla birleşince kitap okumak için ideal bir zaman çıkıyor ortaya. Hani bir de hediye alacaksanız sevdiklerinize, mesela benim gibi okumayı çok seven bir sevdiğinize :)) , kitap alabilirsiniz, Adam Fawer okumadıysa bu vesileyle tanıştırmış olabilirsiniz.


Bugün alışveriş merkezine gitmiştik eşimle, ufak tefek bişeyler aldık. Her taraf süslenmişti, çok ışıl ışıldı, güzeldi, yılın bu zamanına bayılırım zaten. Havaya girdim yani bu akşam, hazırım yeni yıla. Okunacak iki süper kitap da beni bekliyor. Hepimize mutlu yıllar diliyorum. Gönlünüzden ne geçiyorsa ve hayırlısıysa eğer Allah hepsini nasip etsin. Sevgilerimle, pai pai :)

4 yorum:

Adsız dedi ki...

inşallah bu yorum çıkar :(
arzucum kitaplar şahane, bende her gördüğüme tavsiye ediyorum... şahanesin canım benim...srpl..

Arzu dedi ki...

Sen de öylesin ablacım :))

Serap'la turuncu lezzetler dedi ki...

Ziyaretiniz ve yorumunuz için çok teşkr ederim..bloğunuz çok güzel emeğinize sağlık..mutlu yıllar..

Arzu dedi ki...

Hoşgeldiniz Serap, çok teşekkür ederim. Size de mutlu yıllar.